116 YORUM
Wednesday, July 05, 2006 EDİTÃR Korsan Sözlük.

Defterler 1914-1916
Ludwig Wittgenstein
BİREY YAYINLARI / Felsefe Dizisi
Ya mutluyum ya da mutsuz, hepsi bu.Şöyle denebilir: iyi ya da kötü yoktur.
Mutlu bir insanın korkması gerekmez.Ölüm karşısında bile.
Yalnızca zamanda değil, şimdi da yaşayan bir insan mutludur.
Şimdi de yaşam için ölüm yoktur.
Ölüm bir yaşam olayı değildir.O, dünyanın bir olgusu değildir.
Sonsuzluktan anlaşılan sonlu zamansal süre değil, zamansallığın-olmayışıysa, o zaman, eğer şimdide yaşıyorsa bir insanın sonsuz biçimde yaşadığı söylenebilir.
Mutlu biçimde yaşamak için dünyayla uyum içinde olmamız gerekir.Ve bu " mutlu olma"nın ifade ettiği şeydir.
Öyleyse deyim yerindeyse bağımlı göründüğüm yabancı istençle uyum içinde olmam. Bu, "Tanrı'nın istencini yerine getiriyorum" demektir.
"Yaşam sorununun çözümü, bu sorunun ortadan kalkmasında görülür.
Ama kişinin yaşamı sorunsal olmayacak şekilde yaşaması olanaklı mıdır? Sonsuzlukta yaşaması, zamanda değil...
Mutlu bir insanın korkması gerekmez. Ölüm karşısında bile. Yalnızca zamanda değil, şimdide yaşayan bir insan mutludur. Şimdide yaşam için ölüm yoktur..."

Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler
Soren Kierkegaard
ANKA YAYINLARI / Kierkegaard Dizisi
Günlüklerin en eskileri 1831-1832 yıllarına, Kierkegaard'ın üniversite öğrencisi olduğu ilk yıllarına ilişkin olup, daha çok notlar, kopyalar ve çevirilerden oluşmaktadır. Bu kitapta seçilen kayıtlar 1834 yılından, Kierkegaard'ın üniversite öğreniminin dördüncü yılından başlıyor.
İlk kayıtlar annesinin 31 Temmuz'da ölmesinden hemen öncesine ait. Bu kayıtlarda hu olayın arkaplanına, Kierkegaard'ın kendisinin ve ailesinin yaşamının geçtiği ortama ilişkin bazı izleri görmek mümkündür. Okuyucu bu olaya ilişkin hiçbir kayıt göremeyecektir. Ancak dört yıl sonra babası öldüğünde Kierkegaard, bu olayı yalnızca kaydetmekle kalmamış, ayrıca dikkatle not etmiş ve anlatmıştır. Kierkegaard'ın günlüklerinin işlevi ve yapısını değerlendirirken hu hususu hatırlamak önemlidir. Elbette Kierkegaard'ın annesinin ölümüne ilişkin herhangi hir günlük sayfasının veya mekruhun bulunmaması, hiç yazılmadığı anlamına gelmez. Bu kayıtlardan hiç birinin muhafaza edilmemesi hem bilinçli olarak bir günlük yazarken hem de ayrı ayrı kayıtlardaki notlarını korurken Kierkegaard'ın kasıtlı olarak yaşamına şekil veren olaylara ve ilişkilere odaklandığını; annesinin ölümünün ise bu olaylar arasında yer almadığını göstermektedir. "Gizli not"a ilişkin olarak yapılacak rutin hir araştırma, hu notun Kierkegaard'ın annesinin ölümüyle ilişkili olduğunu dıı gösterebilir. Kierkegaard için annesinin ölümü, içinde yaşam destek sistemini saylayan ailenin nihayet çöktüğü uzun hir yıpranma sürecinin son aşamasıdır. İşte onun yaşamını, içinde sürdürmek zorunlda olduğu kaçınılmaz gerçek; Kierkegaard'ın kendisi tarafından daha genel bağlantılarıyla kullanıldığı şekliyle yaşamın "gerçeği" buydu.

Kaygı Kavramı
Sören Kıerkegaard
HECE YAYINLARI / Düşünce Dizisi
Kaygı, Kierkegaard'ın bulguladığı bir kavramdır. Bu kavramın ilk defa ve en ileri derecede ortaya çıktığı "Kaygı Kavramı" ise Kierkegaard'ın en önemli yapıtlarından biridir.Bu çalışmanın özelliği, ilk günah bağlamında, insanı kendi kökeninde, en aza ve en yalına indirgeyerek tüm gizil güçleri içinde anlama denemesi olmasıdır.Ele aldığı günah, özgürlük, olanaklılık, kaygı zaman, tarih, benlik gibi kavramlarla insanın yeryüzündeki varoluş sorununa güçlü bir bakış getirir. Onu modası geçmiş bir düşüncenin köklerinden biri olarak değil, tüm zamanlar içinde insanın yeryüzündeki anlamını anlama ve arama gayretinin en ileri adımlarından biri olarak görmek gerekir.

Ahlakın Soykütüğü Üstüne
Bir Kavga Yazısı
Friedrich Wilhelm Nietzsche
YORUM KİTAPLARI / Felsefe Dizisi
İki karşıt değerler çifti, "iyi ve kötü", "hayır ve şer" binlerce yıldır yeryüzünde korkunç bir savaşa girişmişler; uzun süredir ikincisi kesin bir üstünlük taşıyor, hala bu kavganın bir sonuca ulaşamadığı yerler var. Bu arada kavganın gittikçe daha yükseklere tırmandığı, daha derin, daha tinsel olduğu söylenebilir. Bugün, belki de "daha yüksek doğa"nın, daha tinsel doğanın, bu anlamda bölünmüşlükten ve zıt değerlerin savaş alanından daha belirgin bir işareti yok. Bu savaşın sembolü, bütün insanlık tarihinin akışında şimdiye dek okunabilecek harflerle yazılmıştır.

Postmodernizm
Gencay Şaylan
İMGE KİTABEVİ YAYINLARI / Araştırma İnceleme Dizisi
'Post'lu tamlamalar son yirmi beş yıllık dönemde dünyanın entelektüel gündemine büyük bir ağırlıkla girdiler; bu kavramlar üzerine oturan tartışmalar olağanüstü popülarite kazandı. Postmodernizmin özellikle yerleşik ve egemen bilim anlayışını sorgulaması, hatta daha da ileri giderek doğruluk temsili iddiasında bulunacak bir bilim anlayışının olanaksızılğını öne sürmesi, şiddetli tepki ve karşı çıkışlara neden oldu. İnsanı, toplumu ve toplumun tarihini teleolojik bir çerçevede açıklamaya yönelen ve böyle bir açıklamanın mümkün olduğunu varsayan bakışların, postmodern kritğe karşı çıkmaları doğaldı. Bunu dışında, genel olarak sol ve özellikle Marksist düşün dünyasında da tepkiyle karşılanan, postmodernizme sağ olarak nitelenebilecek düşün dünyasında, aynı şiddet ve yoğunlukta bir karşı çıkış gözlenmemiştir. Postmodern söylem içinde yeni liberal ya da yeni sağ tezlerle örtüşen geniş bir alanın belirmiş olması, sözü edilen göreli yumuşak tepkilere yol açmıştır. Ayrıca liberal ya da sağ söylem kendisine karşı yüz elli yıdır epistemolojik bir üstünlük kazanmış Marksist söyleme yönelik eleştirilerden hoşnut kalmış da gözükmektedir. Bu kitap, postmodern kritiğin önemli, ciddiye alınması gereken ve haklılık payı yüksek bir kritiği dile getirdiği kabulüne dayanak, söylemin en belirgin, en önemli kritiğine karşı çıkıyor, kuramın yapılabilirliğini tartışıyor. İçinde yaşadığımız hızlı ve köklü değişmelere, karşı karşıya kalınan krizlere, özellikle temsili demokrasinin krizine, çok önemsenmesi gereken açılım ve eleştiriler getiren postmodernizmin, içinde yaşanılan dönemi kavramak açısından; özellikle Derrida, Foucault ve Baudrillard gibi düşünürleri tarafından çok önemli katkılar sağladığını savunuyor.

Nietzsche'nin Tanrı Öldü Sözü
ve Dünya Resimleri Çağı
Martin Heidegger
ASA KİTABEVİ / Felsefe Dizisi
Martin Heidegger, bu kitapta iki yazısı ile karşımıza çıkıyor: Nietzsche'nin Tanrı Öldü Sözü ve Dünya Resimleri Çağı. Başka birçok şeyin yanı sıra, bu iki yazı, özünde, Batı metafiziğinin tarihini, bununla ilintisine, Batı'nın tarihini, bununla ilintisine, Batı'nın tarihini Varlık bakımından aydınlatma girişimidir.
Nietzsche ile Batı metafiziği, yeni bir döneme girdi. O, varolanın Varlığını güç istemi, hakikati ise adalet olarak anladı. Heidegger'in kelimelerinde bu durum yansımasını şöyle bulur: 'Varlığın başına hiç gelmektedir.' Güç isteminin kendini koruma-arttırma perspektifinden koyduğu değerlerle Varlık, Hiç olmaktadır.